Kayıtlar

Kutsal Bok Böceği

Resim
GÜNAYDIN. Güneşli güzel bir günde yorgun argın işini yapan bir kutsal bok böceği sıradan bir adam tarafından görülüyor. Evrende kendisi dışında canlıların var olması konusunda derdi olan bir insan tarafından....  Bu adam kutsal bok böceğini işinde gücünde bir vaziyette görünce tanrısına karşı içinden şunu geçirmiş: Tanrım her şeyi iyi güzel yaratmışsın da sırf gübre ile uğraşsın diye bu hayvanı mı yarattın? Aylar birbirini kovalamadan sakin sakin geçiyorken adam zor bir hastalığa yakalanmış. Hastalığının çaresini kime gitse bulamamış derken bilge bir hekime bir şekilde yolu düşmüş. Bilge hekim adama "Bak evladım" demiş. "Bu hani bahçelerde zaman zaman denk gelmişsindir illaki kutsal bok böceğine. Kutsal bok böceğinin ayakları ile yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca yemen gerekiyor. Senin hastalığının tek çaresi budur." Adam gerçekten de bu prosedürü uyguladığında aradığı şifayı bulmuş. Yıllar sonra aynı adam bir gemiye binmiş ve okyanusta fırtınaya yakalanmışlar...

Mesela Yani

Resim
"Ben aynı fikirde değilim." dedi Yabani. "Kolay yolu seçmem. Tanrı'yı istiyorum. Şiiri istiyorum. Tehlikeyi istiyorum. Özgürlüğü istiyorum. İyilikle günah işleme arasında tercih yapma koşullarının olmasını istiyorum. "Siz gerçekten mutsuz olmanın doğru bir şey olduğunu iddia ediyorsunuz." dedi Denetçi Mustafa Mond. Öfkeyle, "Evet!" dedi John. "Kederlenmenin de haklı yanı olduğunu iddia ediyorum." "Siz çirkinliğin ve yaşlanmanın doğru bir şey olduğunu öne sürüyorsunuz. Hastalanmanın bir hak olduğunu. Çok az yemek yemenin doğru bir şey olduğunu. Yarınlardan endişe etmenin haklılığını. Acılara katlanmanın da doğru bir yöntem olduğunu..." Denetçi açıklamasını böyle sürdürdü. Uzun bir sessizlik başladı. Söze başlayan Yabani. "Bütün bu söylediklerinizi istiyorum." diyerek sessizliğe son verdi.  Karanlık bir ormanda açan en güzel çiçek, sanki o biz olurduk, gibi fark edilmeyi bekliyoruz. Kendisine iyiyim demek isteyen herkes...

Kağıt Helva

Resim
Merhaba. Nasılsınız? Olmadı, her şeye rağmen nasılsınız? Ben kendimi o kadar zorluyorum ki. Haziran ayında kuzenimle küçük bir tatil yapalım dedik. İkimiz de o kadar yorulmuşuz ki. Ben iyi geleceğini düşünmemiştim bana. Fakat deniz seviyesinden yüzlerce metre yukarıda bir şey fark ettim. Hem de ayağımı sis denizine bırakmış bir vaziyetteyken. Aşağıyı görmek istemiyordum. Defalarca düştüğüm o güvenli yer kabuğu beni cezbetmiyor artık. Defalarca daha düşsem bile, yine kalkacağımı biliyorum çünkü. Aşağısı öyle bir yer. Ve ben bu durumdan yoruluyorum. Bazen gerçekten bir ses bana "Karda donmak üzeresin, uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında değilsin" diyor sanki.  Her şeye ve tüm şeytanlara rağmen iyi kalmaya çalışmak, pes etmemek, zor. İnançlı biriysen hele yandın. Ne temelli gidebilirsin ne de temelli ümidini kesebilirsin. Göğsün daralır, gevşersin, üzülürsün, sabredemezsin fakat rahmetten de ümit kesilmez ki. Sana şah damarından daha yakın olan yaratıcıyla arana kimi...

Biraz Uşşak Biraz Kuçek

Resim
Merhaba. Nasılsınız? Ben iyi olmaya çalışıyorum. En baştan başlıyorum. Büyük riske girdim. Aslında "tıkandı baba" diye ailemize takılan bir lakap varken neyime güvendim bilmiyorum. Eğer bir poker masasında olsaydım çoktan yerdeki kağıtlarla elimdeki kağıtlar flush yapıyor deyip "all in" yapmıştım, masadakiler de blöf yapıyorum sanıp eli görmüşlerdi. Sıralı bile yapsalar bu el bende deyip sevinmiştim hatta. Ama dedim ya nasip nasip,, olur ya birinin kombinasyonu straight flush yapıyordur, naneyi de yiyebilirim. Ayrıca garibanın yüzü gülür mü ? Bazı şeyler espriye, öylesine söylenmeye veya aman adam bu da geçer , bana rahat batıyor herhalde demeye gelmiyor gerçekten.  Neden iç bunaltıcı bir giriş yaptım bilmiyorum. Gerçekten uzun bir süre toparlamaya çalıştım. Ne zaman sendeledim onun da farkında değilim. Fakat hiçbir şey olmasa bile bir şeyler oldu ve durgunlaştım. Öyle bir boyuta geldi ki sevdiğim insanlarla bir şeyler hakkında konuşmak bir yana karşılarına geçip su...

Tıkandı da tıkandı

Resim
Bir yerde İskender'in ,hiçbir kusuru konusunda kendisini uyarmayan bir vezirine " Sana ihtiyacım yok " dediğini okudum. Vezir, "Neden hükümdarım"diye sorduktan sonra da "Çünkü ben bir beşerim. Sen bu kadar süre zarfında benim tek bir hatama bile rastlamadıysan cahilsin demektir, örtbas ettiysen o halde de hainsin demektir" diye cevapladığını da. Ama çok sonra İskender'in kazanılan zaferleri yalnızca kendine mal etmek ve bir suikaste kurban gitmemek için önemli başarılara imza atmış komutanlarını bir bir öldürttüğünü de okudum. Üsttekini okuduğumda vayy be diye kanan eğer kalbimse ben artık onunla anlaşamıyorum. Beynimse nöronlarıma karşı savaş açmaya hazırım.  Merhaba. Biliyor musunuz geçtiğimiz yüzyıllar boyunca Evliya Çelebi'nin seyehatnamesinde "Bir sincap Edirne'den Kars'a kadar yere ayak dahi basmadan gidebilir" diyerek bahsettiği ormanlarımızı koruyamadık biz. O geçen birkaç gece boyunca kaçan uykularımızı, giden milyonl...

Zehri Umarsız Yenilemek

Resim
  Sən elə bilirsən sən azadsan?!   Yox, yox bu heç belə deyil. Çünki, sən hər iki seçimə tabesən.   Birindən əl çəksən belə, ikincidə onların seçimidir. Onlar çox, çox əvvəl bizim yerimizə artıq seçim ediblər. Sizin üçün artıq heç nəyin fərqi yoxdur…   Mən sənə heç bir dünyanı vəd etmirəm. Çünki, bu həqiqətlərin içində çoxları dözə bilməyib. Ya dəli adlandırılıb ya da, ya da ki, intihar. Bağışla, amma əlimizdə olan budur…. ( Okaber - Qara Mamba ) Selam.    Bir süredir insanın midesindekileri çıkardıktan sonra oluşan yanma hissiyim. O his göz göre göre zehirlenmekten daha cazip geliyor hep bana. Bazen gerçekten vasıfsız, bariz kafasız olduklarını bilsem dahi önemseyip onları dinliyorum. (Onlar, kesinlikle çelişkili kötü insanlar ) Olumsuz bir cümle kurmadan hatta, çünkü her birimiz bencil olmamız gerektiği kadar yeri geldiğinde zalime karşı birlik olmayı bilecek kadar bilinçliyiz sanıyorum. Bu da her seferinde karşımdakini insan sanıp inancını ve ümidini h...